"Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir." NT

 

karisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisik

Keşifler Uğruna Kendini Feda Eden 9 Bilim Adamı

Bilim dünyasında delice deneyler yapıldığını duyarız her zaman. Ama bunlar üniversitelerin, araştırma merkezlerinin prosedürleri dahilinde işlemiştir. Bu prosedürlerin yetmediği yerde kendini feda eden bazı bilim adamları olmuştur tarihte. Kendi hipotezlerini doğrulamak adına olmadık metodlar uygulamışlar, kimi zaman bunlardan zarar görmüşlerdir. Ama bütün deneylerin sonunda insanlık yeni bir şeylerin farkına varmıştır.

1. Barry Marshall
1. Barry Marshall

Bilim adamları yıllarca ülserin nedenlerinin stres, mide asidi, baharat olduğunu kabul etmişler. Barry Marshall bakterilerle ilgili araştırmalarının sonucunda, ülser ve mide kanserinin bakteriyel temelli olduğu hipotezini atmış ortaya. Bütün bilim adamları ağız birliği etmişler ve midede bakterinin yaşayamayacağını söyleyip Marshall'ı alaya almışlar.

 

Marshall yılmamış. Araştırmalarını bir üst seviyeye çıkarmak için bakteri yutmuş ve ülser oluşmasını beklemeye başlamış. Günler sonra ağız kokusu ve kusmalarla semptomlar kendini göstermeye başlamış. Kendini tedavi eden Marshall, gastriti olduğunu teşhis etmiş. Hemen antibiyotik kullanmaya başlamış ve Nobel ödülü kazanmış.

2. Werner Forssmann
2. Werner Forssmann

1929 yılında Forssmann, kalbe kateter (tüp) takılabileceğini, böylece direk müdahale edilebileceğini iddia etmiş. O zamana kadar böyle bir şey duymamış olan bilim adamları, bunun ölümcül olacağından korkmuşlar ve karşı çıkmışlar. 

 

Forssmann, iddiasını ispatlamak için tüpü kendi üzerinde denemiş. Hemşiresini anesteziyle uyuttuktan sonra, kendi kolundan içeriye verdiği tüpü kalbine doğru ilerletmiş. Daha sonra röntgen odasına gidip yaptığı işi belgelemiş. Bu elişiyle Nobel ödülünü kazanmış.

 

3. Stubbins Ffirth
3. Stubbins Ffirth

Sarıhumma hastalığının nedenlerini araştırmaya adamış kendini. 1700'lerin sonunda yaygın olan sarıhumma hastalığının bulaşıcı olmadığını kanıtlamak için hiçbir insanın midesinin kaldıramayacağı bir yola başvurmuş. Hastalardan kan, ter, üre ve kusmuk örnekleri toplamış. Bu topladıklarını kendi açık yaralarına ve gözlerine sürmüş. Hastalanmadığını görünce bir de içmeyi denemiş. Yine aynı sonuç. 

 

Ffirth, kendince hipotezini haklı çıkarmış. Fakat daha sonraki çalışmalarda anlaşılmış ki Ffirth, bu maddeleri hastalığın son evresindeki kişilerden toplamış. O yüzden bulaşıcılıklarını kaybetmişler. Ne diyelim rahmetliye geçmiş olsun.

4. Nicolae Minovici
4. Nicolae Minovici

Asırlardır insanlar boyunlarına geçirilen ilmikle idam ediliyorlar. Ama bunun insana ne gibi acılar verdiğini araştırmak 1900'lerin başında Nicolae Minovici'nin aklına gelmiş. 200 idam vakasını incelemiş ama istediği sonuçlara ulaşamamış.

 

Daha kesin veriler elde etmek için ilmiği kendi boynuna dolamaya karar vermiş. Bir dinamometre yardımıyla birkaç kez kendini asmış ve asılı kaldığı sürece vücudunda ne gibi değişiklikler olduğunu gözlemlemiş. Araştırmadan sonraki aylarda deneylerinin acısı fena halde çıkmış.

 

5. August Bier
5. August Bier

Alman bilim adamı belden aşağısını uyuşturarak anestezi yapmanın yolunu bulan kişi. Hastalarına uygulamaya başladıktan sonra onların, gerçekten acı hissedip hissetmediklerini araştırmaya koyulmuş.

 

Bunun için, kendi üzerinde deney yapmaya karar vermiş. Asistanı anesteziyi beceremeyince Bier, asistanının bacağını uyuşturmuş ve sonra etinde sigara söndürmüş, kemiklerine çekiçlerle vurmuş. Sonuç pozitif. Asistanı hiçbir şey hissetmemiş.

6. Sir Henry Head
6. Sir Henry Head

İngiliz Nörolog, acının nasıl işlediğini anlamaya adamış kendisini. Hastalarıyla geçirdiği yüzlerce seansın sonunda yeterli bilgiye ulaşamamış ve kendi üzerinde deneylere başlamış.

 

Bir doktor arkadaşından, ameliyatla sinirlerinden bir kısmını almasını istemiş. Ameliyat sonucunda motor sistemi çöken doktor, çektiği acıları detaylarıyla kaydetmiş. Bu notlar ona, kendi ismiyle anılan bir sendrom ve Nobel ödülü kazandırmış.

7. George Stratton
7. George Stratton

Dünya tersine dönse beynimiz buna adapte olur muydu? Olurdu. Nerden mi biliyoruz? Stratton'un deneyinden.

 

1900'lerin başında gerçekleştirdiği deneyde Psikolog, 8 günboyunca özel bir gözlük takmış. Gözlük görüşü, hem yukarıdan aşağı hem de sağdan sola ters çevirecek şekilde tasarlanmış. İlk beş gün görüntüde bir değişiklik olmamış ama Stratton kendini hasta hissetmeye başlamış. Buna rağmen devam etmiş ve 8. günde görüntü düzelmiş. Gözlüğü çıkarma vakti geldiğinde artık bilim adamının da dünyası değişmiş, çünkü görüşü bozulmuş, sağını solunu ayırt edemez hale gelmiş.

 

8. Kevin Warwick
8. Kevin Warwick

Warwick, robot teknolojisinin gelişimi için kendini feda eden bir bilim adamı. İngiliz Profesör, yaptığı araştırmalardan sonuç alamayınca kendini bir sayborga dönüştürmeye karar vermiş. 

 

Önce 1998 yılında koluna bir çip taktırmış. Bu çiple elektronik aletler arasında etkileşim sağlamış ve uzaktan kapı açmak, bilgisayar kullanmak gibi işler yapmış. 2002 yılında ise neredeyse bir robota dönüştürmüş kendisini. Ameliyatlarla sinir sistemini sibernetik teknolojiyle birleştirmiş.

9. Giovanni Battista Grassi
9. Giovanni Battista Grassi

İtalyan bilim adamı parazitlerle ilgili yaptığı çalışmalarıyla ünlü. Bir gün yaptığı bir otopside, ölünün bağırsağında tenya bulmuş ve bunun yemeyle alakasını araştırmaya başlamış. Kendisini denek olarak kullanmış ve 100 tane yumurtayı kısa bir sürede götürmüş.

 

Yaklaşık bir ay sonra bağırsaklarında tenya oluşmaya başlamış. Daha sonra bu alandaki bilim adamları Grassi'nin bu deneyini yine yumurta yiyerek kendi üzerlerinde sürdürmeye devam etmişler. Vücutlarında tenyaların olgunlaşmasına bile izin verenler olmuş ki bunun ne kadar ölümcül bir deney olabileceği, hayvanların beyinlerinde tenyaya rastlandıktan sonra anlaşılmış.

Yorum eklemek için giriş yapın

Bilgi Güzel Şey

Yukarı